-işgal - Kızıl şafaklara günü astılar Torosların damarına bastılar Taştan taşa başın çalıp yürüdü Bir vaveyla koparıp da Karaçay Göğe matem çöktü bulutlar...
“Halka ağzın sırrını her dem kılır izhâr söz Bu ne sırdır kim olur her lahza yoktan var söz” Fuzûlî'ye ait sıkça tekrarladığım bir beyit....
Kelimelerle örülen düşünce evreninde, yapı taşlarına duyulan yakınlık makuldür. Kelime ile söz gövdelenir, düşünce dağlaşır. Düşünce, söz ormanıdır dolayısıyla. Kavram, kendini gösterince; algılama süreci başlar....
Öğretmen liselerinin zengin kütüphaneleri vardır. Beni kitap kurdu olmaya sevk eden işbu kütüphanelerden biri olmuştur. Hafta içi ve hafta sonu boş vakitlerimi kütüphaneye harcadığım...
Aşk bir kez daha ağarmadaBütün kapıları açık dursa da karanlığınGönlümüzden uzak mı kılacağız seniEy baharlar başlangıcıAşkın atlasında tutuyoruz adınıBâd-ı saba kuşatması altındaGüz inerken yürek kıyılarınaGeri...
Şimşeği çaktıran söz şu oldu: “Acıtasyon”! Eylemimizin adı bu muydu? Kalemi sırdaş olarak görmek, kimseyle paylaşılamayan dertleri kalemle bölüşmek... Yazar olma ayrıcalığı ve buna bağlı...
Yaşamak, işgal ettiği ömrü, bütün sıradanlığı ile yönlendirmeye devam ederken kendini unutan insan oynadığım oyunlara kapılır. Sıradanlık, nihayetinde zaman doldurma etkinliğinin diğer adıdır. Bütün soylu...
Atlaslar kapatamayacak yazı tahtamızı, çünkü yazı tahtamız duvar oldu. Tepegöz, Dedem Korkut’a geri döndü. Projeksiyonların yansıttığı bilgisayar ekranları, hepsinin önüne geçti. Teknoloji ilerledikçe yazacaklarımız o...
Ahmet DOĞRU 1975 Kahramanmaraş / Pazarcık doğumlu. İlk ve ortaöğrenimini memleketi Osmaniye’de tamamladı. Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyat Öğretmenliği bölümünden...