Hayat Hikâyesi (Biyografi)

2017-03-02 20:45:00

21 Şubat 1975 Cuma günü saat 3.30'da Kahramanmaraş'ın Pazarcık ilçesinde dünyaya gözlerini açtı. Dokuz yaşına kadar Ahır Dağının eteklerinde Aksu çayının kıyısında tabiata dair eğitimini aldı, sonra Osmaniye'ye göç edildi. İlk ve orta öğrenimini memleketi Osmaniye’de tamamladı. Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyat Öğretmenliği bölümünden 1998 yılında mezun oldu. Aynı üniversitede Türkçe öğretimi alanında yüksek lisans yaptı.   Öğretmenliğe memleketi Osmaniye’de başladı. Halen Osmaniye Anadolu Lisesi’nde Türk Dili ve Edebiyat Öğretmenliği görevini sürdürmekte.   Yazmaya Güneysu dergisinde başladı. Dergah, Türk Edebiyatı, Ay Vakti, Eğitim, Çınar, Gümüş Kalem, Su, Ardıç, Berceste, Lika, Künye, Hece Taşları, Devinim... gibi birçok dergide şiirleri ve yazıları yayınlandı.   Dergicilikle uğraştı. Çınar dergisinin sanat danışmanlığını, Baykuş Dikey Duruş ve Su Edebiyat dergilerinin editörlüğünü yaptı. Halen Güneysu dergisi editörlüğüne devam etmekte.   Şiir dalında;  - 1996'da Türkiye geneli Sivas Kafkas Çeçen Derneği'nin düzenlediği "Çeçenistan" konulu yarışmada "Dudayev Mersiyesi"le birincilik, - 1998'de Türkiye geneli Osmaniye Belediyesi'nin düzenlediği "Yedi Ocak Osmaniye'nin Kurtuluşu" konulu yarışmada " Yedi Ocak Yangını"yla birincilik, - 2016'da Türkiye geneli Millet Derneği İstanbul Şubesi'nin düzenlediği "Kültürel Kimlik Kaybı ve Ahlaki Yozlaşma" konulu yarışmada "Efeme Şiirler"le üçüncülük ödülleri, yanı sı... Devamı

ŞİİRE VE ŞAİRE DAİR “Ay Adası”

2016-12-07 00:19:00
ŞİİRE VE ŞAİRE DAİR “Ay Adası” |  görsel 1

Kimi insan ıssız bir adada, yapayalnız yaşa­mak , orada her istediğini gönlünce kimseye danış­madan sormadan yapmak ister. Bu arzu kimi zaman en sevdiği ile birlikte de olabilir. İmge olarak ada yaşanılan gerçeğin, kendi ruh dünyasında ışıklandı­rılması olarak da algılanabilir. Şiirin sessiz gemisinde, enginlere yol alırken, karşısına neyin çıkacağını çoğu zaman kestiremez­siniz. Hele şair de delişmen, duyguları c oşkun ise, tesadüfünüz bir kat daha artar. Ancak macera tut­kunları için böyle bir yolculuğun zevki de bir başka olur doğrusu. 2000'li yılların başında, şiirin geçmişini sor­guladığımızda, geleceği hakkında çok rahat ipuçları elde edebiliyoruz. Şiir 1900'lü yılların son çeyre­ğinde gemisini karaya oturttu. Kurtulmak için harcanan çabalar da , istenen sonucu vermedi. Böylece, engin ufuklara yelken açacak olan şiir, karanın karanlığında, kendine yol bulmaya, sığ sularda denizi, ummanı hayâl ederek yol almaya çalıştı. Şiir de, şair de sığlaştı. Türk şiirinde ilk sözlü verimlerimizden bu yana, hem şekilde, hem de muhtevada çok büyük değişikliklerin yaşandığını görüyoruz. Ancak, bu değişiklikler içerisinde, ilk kaynağını hiç bozma­yan, hep o kaynağın suyundan beslenen halk şiiri, halkın şiiri kalıcı olmaklığını sürdürdü ve sürdür­meye de devam ediyor. O halde şöyle bir hükme varmamız sanırım yanlış olmayacaktır. “Türk şiiri kaynağını değiştirdikçe değer kay­betti, özünden uzaklaştıkça muhatap bulamadı.” Genç şairlerin şiirlerinde, kendi ruh dünyamı­zın ilk çırpınışlarını görür, gelecek için büyük umutlar duyarız. Bu umutların hep yeşermesini bekler, çoğu zaman da hayal ... Devamı

AY EDASI

2016-12-07 01:00:00
AY EDASI |  görsel 1

Söz dinler, sözü dinlenir, söz de onu dinler. Konuşurken, o tatlı kekemelikten oluşan boşluklar kendiliğinden limon çiçekleriyle, portakal yeşiliyle dolar. Acımtırak ve ekşi yanları mizaha yansır. Baykuş Dikey Duruş mecmuası biraz o meşrebin ürünüdür. Kafayı bir zamanlar “Bay” ve “bayan” kuşlarla bozsa da, her göçmen kuşa “bu turnadır” dediği olur, güzel yanılgılar adamıdır. Gömleği eskirse dilden yeni gömlekler diker, dikecek vakti olmazsa gömleğini sözcüklerle yamar. Azla yetinir. Sözün de azıyla yetinir. Yetinmesi kanaatkârlığı da içkindir; daha kuşatıcı bir şeydir. Güney çiçeklerine çok şiir okumuştur. Edebiyatın hem muallimi hem muhaciridir. Kendi içine göçer, belli etmez. Çıbanları, sivilceleri, başarısız intihar artığı bıçak yaraları da kendi içinedir. Ondan kendini saklamak için neşeli bir mizaçla çıkar insanlar karşısına… Yalnızlığını belli ederse yalnızlığa bakmaya yüzü kalmayacağını düşünür. Gönlü dört mevsim mutedildir; kışları soğuk ve yağışlı, yazları sıcak ve kurak geçmez. Efsanelerden fazlaca beslenir. Sadece sözün büyüsüne inanır. Evine dönerken filesinde, evinden çıkarken çıkınında güzel sözcükler bulunur. Düğün görünce saçkıcı başı, düğüm görünce çözgücü başı olmak ister; sadece ister, eyleme geçene kadar o düğün biter, o düğüm çözülür. Kaşıya gözü arasında ay tutulur. Ondan yüzünde ay adacıkları… Ahmet Doğru bu, şair… Bir zamanlar Su Edebiyat mecmuasını çıkardı. Ay Adası adınd... Devamı

Nefsini, İçindeki 'Ben’i Yok Etmeyi Seçmiş Şair

2016-12-07 00:23:00
Nefsini, İçindeki Ben’i Yok Etmeyi Seçmiş Şair |  görsel 1

Güneysu dergisinin editörü, şair Ahmet Doğru, 2000 yılında yayınladığı Ay Adası adlı ilk şiir kitabından sonra ikinci kitabı Dünya Döngüsü ile okurlarını selamladı. 2001’de bir süre Baykuş Dikey Duruş’u, daha sonra da 2007’de Su Edebiyat dergisini çıkaran Ahmet Doğru için şiir, ilk gençlik çağından bu yana süregelen vazgeçilmez bir tutku. Heceli ve klasik halk şiiri formunda başlayıp geliştirdiği şiirini bugünün soyut, imgeci ve bireysel temalı şiir anlayışına taşıyan şair, Dünya Döngüsü’nde okurlarını şiirinin ustalık dönemine davet ediyor. 1999 ile 2006 yılları arasında yazılmış şiirlerden oluşan Dünya Döngüsü; Ak Döngü, Alaşın Döngü, Sarışın Döngü, Karaşın Döngü ve Kara Döngü adlı beş bölüme ayrılmış. Kırk şiirden oluşan kitapta modern şiir geleneğiyle bir ahenk, serbest tarzda biçimlendirilmiş şiirler karşılıyor bizi. Birinci bölümdeki şiirlerden “Yakarış” şiirindeki “ey beni yaratanım içimdeki beni öldür” mısraları şairin derdini de berrak bir biçimde ortaya koymakta. Çünkü şair, kırılmaz, yıkılmaz bir döngü içinde “her şeyin para üzerine döndüğü dünyada” çıkış olarak kendini, nefsini, içindeki ben’i yok etmeyi seçmiştir. Maddiyatı reddetme, tasavvufa ve içe yönelerek sorunları çözme, sıkıntıları aşma hemen bütün şiirlerde karşımıza çıkıyor. Ahmet Doğru, huzuru kalpte arayan bir şair olsa da huzur uğruna gerçeklere sırtını dönmemiş, dünyaya olan itirazını şiirlerinde dile getirmiştir. Ahmet Doğru şiirinde bireyselliğe de sık sık rastlanıyor ve pek çok mısraın altında maddileşmeye, dünyevileşmeye, mo... Devamı